Kayıt Ol
Gül Yüzler "Sen de kendi payından bir hatıra seç..."

YARIM KALEM

Ekleyen


19 Mayıs Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Ali Hakan Kişioğlu'nun Kaleminden:

YARIM KALEM

Sustu, cevap vermedi. Çocukken babasının karşısındaki mahcup kızarıklıkla çevirdi yüzünü. Kahvehanedekilerden biri :
--- İrfan be ! Yabancı dille yazmışsın, Türkçe yaz da vatandaş anlasın !
Anlamadan, bilemeden, yazının altındaki örtüyü kaldırıp kara yazgısını görmeden alay ettiler onunla. Elli yaşlarındaydı İrfan. Toplumun bağrına bir bayrak gibi dikip üniversiteye gönderdiği oğlu tek varlığıydı. İnşaat ameleliği dışında çöplerden satılabilir nesneleri toplayıp oğlu Yusuf’a can suyu oluyordu.

Kahvehanenin çevresindeki insanlar İrfan’ın ekmek teknesini çöp konteyneri sanıp çöplerini kahvehanenin karşısındaki duvara yığıyorlardı. Kahvehane sahibinden “ fırçayı” yiyen İrfan boya fırçasını kapmış ve duvara “ Çop koma yastı” diye yazmıştı. Ertesi gün duvar önünde kalabalıklaşan gülüşme ve yorumlardan anladığı kadarıyla yanlışını “ Çöp komak yasatı” diye daha anlaşılır (!) hale getirmişti. Bu defa gülüşmelere aşağılamalar da eklenmiş İrfan’ın mahcubiyetine kırgınlık ve öfke de bulaşmıştı. Bu eğlenceye çevresi de katılınca bir kovada kireci suyla karıştırıverdi. Fırçayı daldırıp duvara doğru uzattı. Yanlış yazısıyla talihsiz yazgısı arasından, bir an çocukluğuna baktığını farketti.

Bir yarıyılda yarım kalan ilkokul günlerini, yazma hasretiyle saklayıp Yusuf’a bir bayrak gibi teslim ettiği yarım kalemini hatırlayıverdi. Attığı hiç bir adımı beğendiremediği babasının hükümleriyle soğuk banyoda geceleme infazlarını, elinden alınan ağlama yetkisini hatırladı.
Alkol kokan bir baba nefesinden “ Kes zırlamayı” , “ Bu çocuk adam olmaz”, “ Okuyacak da ne olacak” çeşitlemelerinin ruhundaki kırbaç izlerini hatırladı.

Sonra hızlandı hatıralar…

Önce hiç kazanamadığı babasını, sonra annesini; Yusuf on dört yaşındayken eşini kaybedişini gözlerinin buğusunda yeniden gördü.

Cahildi İrfan ama irfanını kaybetmemişti. Anlayabiliyor, hissedebiliyor ve oğlunu seviyordu. Yusuf öğretmen olacaktı… Elindeki yarım kalemle tam bir adam olacaktı.

Yanaklarından süzülen yaşla uyandı. Gözyaşlarını yanağına; yarına olan umudunu yüreğine akıta akıta insanları etkileyen (!) yanlışını sildi. Fırçayı bir daha, bir daha kireçli suya daldırdı. Oğlunu sınıf tahtasını silerken hayal ederek sürdü fırçayı duvara. Öğrencilerine doğruları öğretsin, doğruları doğru yazdırsın diye Yusuf’un hayatına temiz ve beyaz bir yer açtı.

Gülümseyen yüzünü de bir gül niyetine oraya bıraktı.

Ali Hakan Kişioğlu
19 Mayıs Lisesi
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Konular: yarım kalem, hikaye
  ve  bunu beğendiniz.
Aşağıda verilen kodu kutuya yazınız.
Resmi Yeniden Yükle
Yukarıdaki doğrulama kodunu yazın.